Ursula K. Le Guin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ursula K. Le Guin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.4.16

Kitap: Karanlığın Sol Eli - Ursula K. Le Guin


O kadar dahice bir roman yazmış ki Ursula K. Le Guin, okurken onun zekasına hayran kalmamak, ve yarattığı farklı dünyalarda kaybolmamak elde değil. Karanlığın Sol Eli, bilimkurgunun iki önemli ödülü olan Hugo ve Nebula'yı kazanmış. Okumak isteyenler için çok da tadını kaçırmadan kitabın konusuna değinmek istedim.

83 gezegen ve 3 bin milletten oluşan Ekumen, Gethen gezegeni ile ittifak kurmak için Genli Ai isminde erkek bir elçiyi Gethen'e gönderir. Ekumen bir krallık değil, koordinatördür; ticaret ve bilgi için değiş tokuş yeridir. Gethen'e elçi göndermelerindeki amaçları, bu oluşturdukları bilgi akışına Gethen'lileri de dahil etmektir. Elçi Ai, Gethen'lilerin hayatlarını incelerken, bir yandan da kralın ve halkın güvenini kazanmaya çalışır. Fakat Ai'nin elçilik yolunda önüne türlü engeller çıkar, burda ona Lord Estraven yardımcı olur. Yazar ayrıntılı bir şekilde Ai ve Estraven arasındaki ilişkiyi anlatır.

Gethen'liler birçok yönden Ekumen'den farklıdır. Gethen de sadece kış mevsimi yaşanır. ("Kış" olarak da adlandırılır) İklimlerinin bu kadar sert geçmesinden dolayı burada savaş kavramı yoktur. Kış'taki savaş; bireylerin doğaya karşı sürdürdükleri savaştır.
Bir diğer farklılık; Kış gezegeninin bireyleri çift cinsiyetlidir. Ayın belirli dönemlerinde -kemmer- diye adlandırdıkları döngüde salgıladıkları kadın ve erkek hormonlarıyla çocuk sahibi olabiliyorlar. Daha önce hamile kalmış bir Gethenli, başka bir kemmer döngüsünde baba sıfatını üstlenebiliyor. Bu arada cinsel ilişki sadece karşılıklı isteğin olduğu zaman gerçekleşebiliyor, yani burada tecavüz diye bir kavram yok! Kadın veya erkek olmanın hiçbir anlam ifade etmediği için bireylerin herhangi bir davranış kalıplarına girmesine de gerek yok.
Kitabı okurken, bu değişik gezegenin karakterlerini zihnimizde kadın ya da erkek olarak canlandıramamak çok garip geliyor. Yazar da bunu "Yeni doğmuş bir bebek hakkında ilk sorduğumuz soru nedir?" diyerek açıklamış.



Kitaptaki anlatım çoğunlukla Genli Ai'nin ağzından anlatılmakla birlikte yer yer elçinin çalışmalarını destekleyen Lord Estraven'nin de tuttuğu güncelerden oluşuyor. Bu arada yazar ara ara halk efsanelerinden, masallardan kesitler sunuyor bize.

Ursula K. Le Guin ile "Mülksüzler" kitabıyla tanışmıştım. Aynı Mülksüzler'de olduğu gibi, Karanlığın Sol Eli'nde de yarattığı dünyalara girdiğinizde, dikkatinizi hiçbir şey dağıtamıyor ve eser kendini merak içinde okutturuyor. Bu iki kitabın ardından, yazarın bütün eserlerini okuma açlığına kapıldığımı da belirtmek isterim.
Mutlu Günler*

28.12.15

Kitap : Neler Okudum?

Uzun bir aradan sonra merhaba!
Ev yenileme ve birtakım internetteki sorunlar nedeniyle bu ara ne yazıkki film ve dizi izleme rutinlerim bir hayli aksadı. O yüzden bu dönem benim için daha çok okuma ağırlıklı oldu. Film ve dizi izlemeye ara verince şu anda resmen izlemek için bir şeyler seçemiyorum :) Bunu da takip etmeyi çok sevdiğim, uzun zamandır yazılarını okuyamadığım bloggerlardan depolayacağım gibi gözüküyor :)

Bu sürede neler okudum ?


*Satranç - Stefan Zweig
Ufacık, tefecik bu kitabı bir türlü elime alıp okuyamamıştım. Bir oturuşta sizi içine alan ve sonunu merak ettiren uzun bir öykü den oluşuyor Satranç. Stefan Zweig ile de tanışmış oldum, bu anlatımından sonra ilk kitap siparişimi verdiğimde diğer kitaplarını da edineceğim!

*Mülksüzler - Ursula K. Le Guin
Uzun süredir okumaktan korktuğum bir kitaptı Mülksüzler. Belki yanlış zamanda gidip geldim okumak için bilmiyorum, ama kesinlikle en doğru zamanlamamda okumuşum, ve çok beğendim! Ütopik bir roman, Annares ve Urras isminde iki gezegen bulunmakta, Annares Odocu anarşistlerden, Urras ise kapitalist ve devletçilerden oluşmaktadır. İki gezegenin birbiriyle hiçbir iletişimi yoktur ve ana karakterin Annares'li Shevek'in fizik dalında araştırma yaparken, Urras'a gitmesiyle birbirlerinden ne kadar farklı düzenle idare edildiğine şahit oluyoruz. Kendi bulunduğumuz düzeni de sorgulatacak, akıcı bir dille yazılmış bir roman. Mutlaka okuyun!

*Fahrenheit 451- Ray Bradbury
İtfaiyicelerin yangını söndürdükleriyle değil, etraflarındaki kitapları yakmakla görevli oldukları bir çağdayız. İnsanların sadece televizyon seyrederek vakitlerini geçirdikleri, sorgulamadıkları bir dönem. Burada itfaiyicimiz Montag, bir kitabı yakmayıp, onu merak ediyor ve kitap bu şekilde ilerliyor. Güzel bir distopya, tavsiye ediyorum!

*Mesela Saat Onda-Engin Gençtan
Okuduğum en değişik kitaplardan biri diyebilirim. İlk defa okuduğum bir yazar, dilini çok sevmekle birlikte, karakterleri fazla ve karışık buldum. Fakat, çok ilginç bir zekayla yazıldığı kesin!

*Karasevdalılar- Javier Marias
Maria isminde bir kadın, her sabah işe gitmeden aynı kafe de kahvaltı yapar ve hergün onunla aynı kafede karı-koca bir çift de kahvaltı yapmaktadır. Onları uzaktan gözlemler ve ister istemez bir yakınlık duymaya başlar. Fakat adam bir cinayete kurban gider ve Maria bu olayın perde arkasını araştırırken bulur kendini. Güzel bir kitap fakat, ben okurken biraz sıkıldım.

Benim okuduklarım bu şekildeydi. Siz bu aralar neler okudunuz ?
Mutlu Haftalar!