Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
19.3.16
Neler Dinliyorum ? #3
Benzer duyguları yaşadınız mı bilmiyorum ama kendimi uzun süre müzik dinlemeye kapatmıştım. Kasıtlı olarak yaptığım bir şey değildi bu, kafamda çok fazla soru işaretinin olduğu bir dönemden geçerken bana en çok iyi gelen şeyi, sevdiğim şeyleri dinlemediğimi fark etmiştim. Son zamanlarda geçirdiğimiz bu zor zamanları büyük bir sinirlilikle, elimden hiçbir şey gelmeden izlerken, gün içinde en çok sığındığım şey kitaplarım ve dinlediklerim oluyor. Bu yazı altında da son birkaç haftadır devamlı dinlediklerimi paylaşmak istedim. Daha güzel günlerde görüşmek umuduyla, barışla..
6.10.15
Neler Dinliyorum ? #2
Merhabalar,
Havalar yavaş yavaş soğuyor, artık kahvemizi yapıp, battaniyeye sarınıp güzel müziklerin tadını çıkarma vakti.
Eylül ayı benim için ilaç gibi geldi diyebilirim. Uzun zamandır sürekli aynı şeyleri dinlemekten o kadar sıkılmıştım ki, böyle bir dönemde çok sevdiğim sanatçıların yeni albümleri birer birer çıktıkça, dinlemeye doyamadım, kendimi müziğin akışına bıraktım.

Bir insan bu yaşında, basic siyah bir t-shirt ile bu kadar karizma olabilir mi? David Gilmour, Pink Floyd'la yollarını ayırdıklarını ilan ettikten sonra bize bir adet solo albüm dinletti. "On An Island", çıktığından beri, severek dinlediğim, arşivimde olan bir albümdü. Bu albümden sonraki, solo albüm de beklediğimiz onca seneye gerçekten değdiğini düşünüyorum. Çünkü "Rattle That Lock" albümü, birçoğumuzun özlediği, alışkın olduğumuz Pink Floyd sound'unu oldukça hissettiriyor.
"The Division Bell"deki efsanevi Marooned'in yanına yakışır bir kardeş geldi bu albümden: "5 A.M". Sonrasında, "Faces of Stone"'u dinlerken işte beklediğim sound dedim, tıpkı eskisi gibi. Diğer favorim ise: "In Any Tongue" oldu.
Video için : Rattle That Lock

Diğer dinlediğim albüm ise Chris Cornell'ın "Higher Truth" isimli solo albümü. Cornell'in 90lardaki halinden beri bütün bulunduğu durumları, müzik oluşumlarını seviyorum ve büyük bir keyifle dinliyorum. Yaptığı her iş de imzasını bırakıyor kanımca. Grup olarak da dinlemeyi sevdiğimiz Cornell, dinleyecilerini özletmiyor, ara ara solo albümlerle bizleri besliyordu. "Scream" ve "Songbook" solo albümlerinin ardından nihayet bir yenisi geldi. Higher Truth albümü de gerçekten uzun süre kendisini dinletecek bir albüm olmuş. Hem çığlıklarını sevdiğimiz şarkılar, hem de bir tık daha sakin, toplamda 15 parça + 1 remix den oluşuyor. Çıkış videosunu izlemek için : Nearly Forgot My Broken Heart
The Black Keys'i gerçekten seviyorum. Hal böyle olunca Black Keys'den Dan Auerbach'ın yeni projesi olan The Arcs'ı beğenmemek olmazdı. "Yours, Dreamily" albümünü ben oldukça beğendim. İlk olarak Stay In My Corner 'la seslerini duyduk, ki ilk dinlediğimden beri sevdiğim ve devamını merak ettiğim bir albüm olmuştu. Sonrasında Outta My Mind'ı dinlediğimde hiç şüphesiz önerebileceğim bir albüm oldu. Toplamda 14 şarkı var, hiç düşünmeden tadına bakın derim.
Son olarak, daha çok birşeyler okurken 8tracks'den oluştulan studying playlist'leri dinlerken, bende bir liste yapayım dedim. Baya iç karartıcı bir liste oldu ama, umarım seversiniz. Dinlemek için *
Siz bu aralar neler dinliyorsunuz? Önerileriniz var mı? Paylaşırsanız mutlu olurum.
Havalar yavaş yavaş soğuyor, artık kahvemizi yapıp, battaniyeye sarınıp güzel müziklerin tadını çıkarma vakti.
Eylül ayı benim için ilaç gibi geldi diyebilirim. Uzun zamandır sürekli aynı şeyleri dinlemekten o kadar sıkılmıştım ki, böyle bir dönemde çok sevdiğim sanatçıların yeni albümleri birer birer çıktıkça, dinlemeye doyamadım, kendimi müziğin akışına bıraktım.

Bir insan bu yaşında, basic siyah bir t-shirt ile bu kadar karizma olabilir mi? David Gilmour, Pink Floyd'la yollarını ayırdıklarını ilan ettikten sonra bize bir adet solo albüm dinletti. "On An Island", çıktığından beri, severek dinlediğim, arşivimde olan bir albümdü. Bu albümden sonraki, solo albüm de beklediğimiz onca seneye gerçekten değdiğini düşünüyorum. Çünkü "Rattle That Lock" albümü, birçoğumuzun özlediği, alışkın olduğumuz Pink Floyd sound'unu oldukça hissettiriyor."The Division Bell"deki efsanevi Marooned'in yanına yakışır bir kardeş geldi bu albümden: "5 A.M". Sonrasında, "Faces of Stone"'u dinlerken işte beklediğim sound dedim, tıpkı eskisi gibi. Diğer favorim ise: "In Any Tongue" oldu.
Video için : Rattle That Lock

Diğer dinlediğim albüm ise Chris Cornell'ın "Higher Truth" isimli solo albümü. Cornell'in 90lardaki halinden beri bütün bulunduğu durumları, müzik oluşumlarını seviyorum ve büyük bir keyifle dinliyorum. Yaptığı her iş de imzasını bırakıyor kanımca. Grup olarak da dinlemeyi sevdiğimiz Cornell, dinleyecilerini özletmiyor, ara ara solo albümlerle bizleri besliyordu. "Scream" ve "Songbook" solo albümlerinin ardından nihayet bir yenisi geldi. Higher Truth albümü de gerçekten uzun süre kendisini dinletecek bir albüm olmuş. Hem çığlıklarını sevdiğimiz şarkılar, hem de bir tık daha sakin, toplamda 15 parça + 1 remix den oluşuyor. Çıkış videosunu izlemek için : Nearly Forgot My Broken HeartThe Black Keys'i gerçekten seviyorum. Hal böyle olunca Black Keys'den Dan Auerbach'ın yeni projesi olan The Arcs'ı beğenmemek olmazdı. "Yours, Dreamily" albümünü ben oldukça beğendim. İlk olarak Stay In My Corner 'la seslerini duyduk, ki ilk dinlediğimden beri sevdiğim ve devamını merak ettiğim bir albüm olmuştu. Sonrasında Outta My Mind'ı dinlediğimde hiç şüphesiz önerebileceğim bir albüm oldu. Toplamda 14 şarkı var, hiç düşünmeden tadına bakın derim.
Son olarak, daha çok birşeyler okurken 8tracks'den oluştulan studying playlist'leri dinlerken, bende bir liste yapayım dedim. Baya iç karartıcı bir liste oldu ama, umarım seversiniz. Dinlemek için *
Siz bu aralar neler dinliyorsunuz? Önerileriniz var mı? Paylaşırsanız mutlu olurum.
Keyifli Dinlemeler*
Etiketler:
Albüm,
Chris Cornell,
David Gilmour,
İnceleme,
Müzik,
Öneri,
The Arcs
15.9.15
Neler Dinliyorum ?
Bu aralar çok sık dinlediğim 5 şarkıyı linkleriyle birlikte paylaşıyorum.
Keyifli Dinlemeler.
Vintage Trouble - Blues Hand Me Down ( Acoustic)
The New Basement Tapes - Kansas City
Alter Brige - Lover
The Black Keys- Weight of Love
Train- Drops of Jupiter
The New Basement Tapes - Kansas City
Alter Brige - Lover
The Black Keys- Weight of Love
Train- Drops of Jupiter
14.9.15
Film: Müzik Temalı En Sevdiğim 5 Film!
Müzik temalı filmleri çok sevdiğimi daha öncede belirtmiştim. Bu postta da en sevdiğim 5 müzik temalı filmi toplayıp, çok fazla ayrıntı vermeden paylaşmak istedim.
İzlediğim zaman tüm günümün mahvolduğu, çok hüzünlendiğim, film bittiğinde tam gazla imdb'de 10 puan verdiğim nadir filmlerden biridir. Beni "bluegrass" türüyle tanıştırdığı için de özel bir filmdir. The Broken Circle Breakdown'da birbirlerine tutkuyla bağlanmış bir çift, ve daha sonrasında kızlarının hastalığıyla yaşadıkları zor günlerini izliyoruz. Ama tüm bunlar olurken, uzun diyaloglar ve müzik bizi etkileyen kısmı oluyor.
Yakın zamanda izleyip, epey duygulandığım bir film Rudderless. Oğlunun ölümünün ardından, kariyerini bırakıp, sakin bir hayat yaşamaya başlayan acılı baba, oğlunun ölmeden önce yazdığı şarkıları ulaşmasıyla eline gitarını alır ve onun şarkılarını söylemeye başlar. Billy Crudup, babanın yaşadığı acıyı öyle gerçekçi yansıtıyor ki etkilenmemek mümkün değil. Baştan sona kendini izlettiren, harika soundtracklerden oluşan bir film.
Son zamanlarda izlediğim ve müzik temalı sıralamamda ilk 5'e giren bir film oldu Begin Again. İzledikten sonra kendinizi bir hayli mutlu hissettiren, bittiğinde tebessüm bıraktıran cinsten. Keira Knightley'in doğallığı, Mark Ruffalo'nun deli dolu çılgın halleri, biraz New York havası ve mis gibi müzik!
2) Begin Again
-2013-
3) Almost Famous
-2000-
-2000-
Gene bir Billy Crudup filmi. Yıllar önce izleyip, çok sevdiğim bir film olmuştu. Aynı zamanda kendisi tekrar izlenecekler listemde. 70li yıllara gidiyoruz. Hemde bir rock grubuyla turneye çıkıyoruz. Enfes müzik, o dönemlerde yaşama isteğini tavan yaptıran bir film benim için Almost Famous!
4) The Broken Circle Breakdown
-2012-
-2012-
İzlediğim zaman tüm günümün mahvolduğu, çok hüzünlendiğim, film bittiğinde tam gazla imdb'de 10 puan verdiğim nadir filmlerden biridir. Beni "bluegrass" türüyle tanıştırdığı için de özel bir filmdir. The Broken Circle Breakdown'da birbirlerine tutkuyla bağlanmış bir çift, ve daha sonrasında kızlarının hastalığıyla yaşadıkları zor günlerini izliyoruz. Ama tüm bunlar olurken, uzun diyaloglar ve müzik bizi etkileyen kısmı oluyor.
5) La Vie En Rose
-2007-
Hayat hikayelerinin konu edildiği filmler / kitaplar beni hep etkilemiştir. Edith Piaf''ın biyografisini daha önce okumadan izlemiştim filmi. Belki bu nedenle biraz daha fazla etkilendim birde Marion Cotillard'ın şahane oyunculuğunun etkisi büyük.
Benim müzik temalı ilk 5 sıralamam bu şekilde. Daha listemde izlenecek ve anlatılacak çook film var. Hepsini paylaşmak dileğiyle!
Not: Sizin önerilerinizi de ayrıca merak etmekteyim.
Mutlu günler!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











